Yirmi hisse yanılgısı
Pozisyon sayısını artırmak çeşitlendirme değildir. Bu, en pahalı güvenlik yanılsamasıdır.
#"Yeterince dağıttım" hissi
Yatırımcı portföyüne bakar: yirmi farklı satır. Rahatlar. Oysa bu rahatlık çoğu zaman bir ölçüme değil, bir görüntüye dayanır.
Çeşitlendirme bir sayma işi değildir. Ölçüsü, varlıkların birbirinden ne kadar bağımsız hareket ettiğidir.
Bu ders genel bir teori değil. İşte senin gerçek dağılımın; okurken bunu aklında tut.
Portföyünü bağladığında bu kutu dersi senin gerçek dağılımınla konuşturur.
Portföyünü ekle →#Risk sürücüsü kavramı
Her varlık bir veya birkaç sürücüye (driver) tepki verir: faiz, kur, emtia fiyatı, ekonomik büyüme, sektörel talep, regülasyon.
İki varlık aynı sürücüye bağlıysa, isimleri farklı olsa da aynı riski taşırlar.
Bu yüzden doğru soru şudur:
"Kaç varlığım var?" değil - "kaç farklı sürücüye bağlıyım?"
#Somut örnek
Beş banka hissesi düşün. Farklı şirketler, farklı yönetimler, farklı bilançolar. Ama hepsi:
- Aynı faiz kararına tepki verir
- Aynı kredi riski ortamında yaşar
- Aynı regülasyona tabidir
- Aynı makro döngüde yükselir ve düşer
Portföyünde beş satır görünür; risk açısından yaklaşık bir pozisyon taşırsın.
#İki risk katmanı
Riski ikiye ayırmak her şeyi netleştirir:
Yirmi hisse almak birinci katmanı azaltır. İkinci katmana hiç dokunmaz - ve genelde asıl acıyı ikincisi verir.
#Azalan verim
Pozisyon eklemenin faydası doğrusal değildir: ilk birkaç pozisyon şirket-özel riski belirgin biçimde düşürür, sonrası hızla azalan verim gösterir. Belirli bir noktadan sonra yeni pozisyon eklemek riski neredeyse hiç azaltmaz; sadece takip yükünü ve maliyeti artırır.
Bu yüzden hedef "mümkün olduğunca çok varlık" değil, "mümkün olduğunca farklı sürücü"dür.
Yorumlar 0